Bir yürekte Can olabilir misiniz? O yüreğe Can katabilir misiniz? Bir CAN'IMMMM kelimesine O yürekte bin anlam katabilir misiniz? Gözlerde ışıltılar, pırıltılar görebilir misiniz? Çalınmış...
Seni saklayacağım inanYazdıklarımda, çizdiklerimdeŞarkılarımda, sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecekVe kimseler görmeyecek seni,Yaşayacaksın gözlerimde. Sen göreceksin duyacaksınParıldayan bir sevi sıcaklığı,Uyuyacak, uyanacaksın. Bakacaksın, benzemiyorGelen günler geçenlere,Dalacaksın. Bir seviyi anlamakBir yaşam harcamaktır,Harcayacaksın. Seni...
Kayboluşun eşiğindesin artık bendeTükendin sayılırDüşündüğümün yarı kadar anlatmıyorum seniDeğerini en aza indirdi yüreğimSen gittikten sonra bıraktığın yerlerdeSormama gerek kalmadı Gidişinin nedenleriniSusmanın aslında kaçış olduğunu öğrendi...
Ellerinden utanıyorsun.Benim umutlu olmaktan utandığım gibi...Gösterişli bir vitrin gibisin.Ağladığını bir tek sen biliyorsunAğladıkça daha da ışıldıyor sahipsiz güzelliğin.Bense hep yoldayım. Evim hiç olmadı. Kaçıyorum...Sahipsiz güzelliğin...
Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacındallarını keserken baltasını suya düsürür. "Aman tanrım" diye bağırdığında bir peri belirir ve "Ne diye bağırıyorsun?" der. Ormancı baltasinı suya...
Korkunun olduğu yerde aşk yoktur. Cesarettir sevmek. Düzenlere, oyunlara, kötülüklere meydan okumaktır. Sevmek; uzaklaşmaktır yalandan, bencilliği hiçe saymaktır. Bir başka açıdan da inanmaktır sevmek. Gerçekten...
An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma. An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında. Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında... Ne yolumdasın...
Sessiz ve sedasız bir eda ile konuşurken, bir anda sesin yok olabileceğini nasıl bilebilir ki insan? Var olmayan sesin yok olması ne acı bir kaos!...
Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta, sanki gidenler hiçbir zaman hiçbir menzile erişemeyecekti. Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle Ve onlar ayın altında dönen ilk...
Konu başlığından anlaşıldığı gibi, burda kadınlar ve biz erkeklerden bahsedeceğim umarım okursunuz. Kadınlar, yani bizim diğer yarılarımızın onlar olmayınca sanki hayat bizim için yoktu, onlar bizim...
Duyguların kesiştiği, sevgilerin, umutların, hayalkırıklıklarının, özlemlerin ve daha sayamadığım ama dolu dolu yaşadığımız bir cok duygunun kesişme noktası yada tek şeritli hayat yolunun mecburi yönü...
Adamın biri ; bilge bir kralın yanına gider. Kralım, hayatta özgürlük var mıdır ? diye sorar. Kral, ''elbette" der , "kaç bacağın var senin...
Kapıyı hızlı çarpıp çıkma. Geri dönmek zorunda kalabilirsin" demiş büyüklerimiz... "Kapıdan kapıya değişir" diye düşünebilirsiniz. Değişmez aslında. Bazen öfke, hırs ya da intikam, kalbinizi kapının...
Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm vardı… Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için tavsiye edilen bir metod vardı içinde.. Deniyordu ki; "arada bir,...
Canım yanıyordu, seninleyken bile yanıyordu, ve bir gün terk ettin, arkana bile bakmadan gittin, biliyormusun artık canım yanmıyor, ne yani canımı yakan sevdanmıydı, seninleyken anlamsız...
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun.... Binlerce adım attım bu kentin...
Her aşk kendi masalını yarattı; beni perilere bıraktı, seni kaf dağının ardına attı derler ya hep... Benim sevda yolculuğumda sen en güzel masaldın ya. Hani herşeydin...
Kapıları çarpıp gitmek kadar kolay değil ayrılık, Kalemimin kurşununun bittiği mektupları yırtmak, Uğruna en güzel hayallere daldığım fotoğrafları çöpe atmak, Günde 25 saat çalan telefonlara...
Genç kız nihayet uyanmıştı. Tüm gece boyunca uyumuştu. Gözlerini ovuşturdu. Elbiselerini düzeltti. Şaşkındı. - Neredeyim ben? Siz kimsiniz? - Demek dün gece neler olduğunu hatırlamıyorsun?...
Kaç kere geldin hayatıma? Ve sonra kaç kere gittin? Ben durgun sularda yüzerken, sen çalkantılı bir denizdin. Medcezirlerinle kumdankalelerimi devirdin. Geldin gittin, geldim gittin... Söylese...
Her sevginin başlangıcı, insan yaşamında güneşin doğduğu andır elbette. Oysa, çaba harcamadan, birilerinin kendisini sevmesini bekleyenler başarılı olamazlar hiçbir zaman... Ne sazı konuştururlar, ne neyi...
Soguktu hava o zaman da şimdiler gibi ama biz üşümezdik. Karların altında hastalanmaktan korkmadan oyunlar oynardık. Ben en çok saklambaçlarımı severdim, seninse yorulmaz çocuk heveslerin...
Müsait mi Yüreğin... Gözbebeklerinde kendim yerine başkasını gördüğüm insan; yalan söylerken bile nasıl bu kadar masum durabiliyordun? Oysa ki sarılırken sana, başka bir tenin soğuk...